Passive Aggressive Davranış: İlişkilerde Sessiz Çığlık ve Öfke
Klinik İnceleme
Uzm. Psk. Berk Mete tarafından incelendi
Birkbeck, University of London — MSc Health & Clinical Psychology · BPS Graduate Member #763717

- Passive Aggressive Davranış Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
- İlişkide Sessiz Saldırının Belirtileri
- Duygusal Bir Çıkmaz: Boğuluyor Gibi Hissetmek
- Bu Kısırdöngüden Nasıl Çıkılır?
- Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Passive aggressive birine nasıl davranılmalı?
- Bu bir kişilik bozuklukları mudur?
- Kendi passive aggressive davranışlarımı nasıl durdurabilirim?
Akşam yemeğinde masadaki o ağır sessizlik, kapıların biraz daha sert çarpılması ya da 'Peki, sen bilirsin' cümlesindeki o gizli öfke... İlişkileri içten içe kemiren passive aggressive davranış biçimini derinlemesine inceliyoruz.
Antalya’nın o nemli ve sıcak akşamlarında, bazen dışarıdaki hava ne kadar bunaltıcıysa, evin içindeki o sessiz gerginlik de insanın ruhunu öyle daraltır. Karşınızdaki kişiyle bir sorun olduğunu bilirsiniz; havada asılı kalan bir bulut vardır ama elinizi uzatıp tutamazsınız. Sorduğunuzda “Bir şey yok” cevabını alırsınız, ancak o “hiçbir şeyin” ağırlığı altında boğuluyor gibi hissedersiniz. Psikoterapi pratiğinde fark ettiğimiz en sinsi dinamiklerden biri budur: Doğrudan ifade edilemeyen, ancak dolaylı yollarla zehrini akıtan passive aggressive davranış kalıpları.
Birçoğumuz öfkeyi bağırmak, çağırmak ya da kapıları çarpmak sanırız. Oysa öfkenin en yıkıcı hali, maskelenmiş olanıdır. Bir isteği kasıtlı olarak unutmak, sürekli geç kalmak, iğneleyici şakalar yapmak veya sevgiyle cezalandırmak (sessiz kalmak), bu davranışın en tipik örnekleridir. Danışanlarımızda sıkça gördüğümüz üzere, bu durum genellikle kişinin çatışmadan korkması ancak içindeki kızgınlığı da bir türlü dindirememesinden kaynaklanır. Göğsünüzde bir iç sıkıntısı ile dolaşmanıza neden olan bu iletişim biçimi, aslında bir yardım çığlığıdır; ancak duyulması en zor olanından.
Passive Aggressive Davranış Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
En basit tanımıyla bu tutum, olumsuz duyguların doğrudan söylenmek yerine dolaylı yollarla dışa vurulmasıdır. Kişi, hissettiği kızgınlığı veya hayal kırıklığını açıkça ifade etmek yerine, direnç göstererek karşı tarafı cezalandırmayı seçer. Mayo Clinic uzmanlarının belirttiği üzere, bu davranışlar genellikle iş yerinde veya romantik ilişkilerde bir savunma mekanizması olarak gelişir. Türkiye'deki aile yapılarında, öfkenin doğrudan ifade edilmesinin “saygısızlık” veya “ayıp” olarak görüldüğü ortamlarda büyüyen bireyler, bu sessiz saldırı yöntemini bir hayatta kalma stratejisi olarak benimseyebilirler.
Klinik psikolog olarak yaptığımız gözlemlerde, bu kişilerin genellikle çocukluk döneminde duygularının onaylanmadığı, öfkenin bastırıldığı evlerde yetiştiğini görüyoruz. Duygularını açıkça ifade ettiğinde reddedilen çocuk, büyüdüğünde ihtiyaçlarını “arka kapıdan” karşılamaya çalışır. Antalya gibi geleneksel bağların hala güçlü olduğu şehirlerde, toplumsal uyum adına bastırılan duygular, maalesef ikili ilişkilerde bu şekilde patlak vermektedir.
İlişkide Sessiz Saldırının Belirtileri
Partnerinizin veya bir yakınınızın bu örüntüye sahip olup olmadığını anlamak bazen zordur çünkü her şey normalmiş gibi görünebilir. Ancak şu işaretler size bir şeyler anlatıyor olabilir:
- Sessiz Muamele (Küsmek): Günlerce süren, nedeni tam olarak açıklanmayan ama cezalandırıcı olduğu hissedilen sessizlikler.
- İğneleyici Sözler: “Şaka yapıyorum canım, ne kadar alıngansın” diyerek yapılan, aslında can yakmayı amaçlayan yorumlar.
- Unutkanlık ve Erteleme: Sizin için önemli olan bir şeyi “kazara” unutmak veya bir işi yapmayı sürekli geciktirerek sizi çileden çıkarmak.
- Somurtkanlık: Sorun ne diye sorulduğunda “Yok bir şey” deyip asık suratla oturmak, ortamın enerjisini emmek.
"Passive aggressive davranış, kişinin kendi öfkesinden korktuğu için onu bir başkasının üzerine yansıtarak o kişiyi öfkelendirme sanatıdır."
Duygusal Bir Çıkmaz: Boğuluyor Gibi Hissetmek
Bu tür bir davranışa maruz kaldığınızda, kendinizi sürekli bir yumurta küfesi üzerinde yürüyormuş gibi hissedebilirsiniz. Neyi yanlış yaptığınızı bilemezsiniz ama bir şeylerin ters gittiğini iliklerinize kadar hissedersiniz. Kelimeler boğazınızda düğümlenmek üzereyken, partnerinizin o soğuk duvarına çarparsınız. Bu durum zamanla kişide yoğun bir anksiyete tedavisi ihtiyacı doğurabilecek kadar ağır bir ruhsal yüke dönüşebilir.
Karşıdaki kişi doğrudan bir saldırıda bulunmadığı için siz de savunma yapamazsınız. Tepki verdiğinizde ise “abartan”, “kavgacı” veya “sorun çıkaran” taraf siz olursunuz. İşte bu, passive aggressive davranışın en manipülatif yanıdır; sizi suçlu hissettirerek kendi öfkesini gizler.
Bu Kısırdöngüden Nasıl Çıkılır?
Eğer ilişkinizde bu örüntüyü fark ettiyseniz, ilk adım sakin kalmaktır. Onların pasif öfkesine aktif bir öfkeyle yanıt vermek, sadece yangına körükle gitmek olur. Bunun yerine, hissettiklerinizi “ben” diliyle ifade etmeye çalışın. Örneğin; “Bana cevap vermediğinde kendimi dışlanmış hissediyorum ve bu durum bende iç sıkıntısı yaratıyor” diyebilirsiniz.
Bir diğer önemli nokta ise sınır koymaktır. Kişi bir görevi erteleyerek sizi cezalandırıyorsa, onun yerine o işi yapmayın. Kendi sorumluluğunun sonuçlarıyla yüzleşmesine izin verin. Çoğu zaman bu süreçte çift terapisi desteği almak, tarafların birbirini suçlamadan sağlıklı iletişim yollarını öğrenmesi açısından hayati önem taşır.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Herkes zaman zaman pasif-agresif tepkiler verebilir; yorgun olduğumuzda veya kendimizi köşeye sıkışmış hissettiğimizde bu insani bir tepkidir. Ancak;
- Bu davranış biçimi ilişkinizin temel iletişim dili haline geldiyse,
- Kendinizi sürekli mutsuz, yetersiz ve kafası karışmış hissediyorsanız,
- Tartışmalar hiçbir yere varmıyor, sorunlar halının altına süpürülüp orada çürüyorsa,
- İlişkinizde güven bağı zedelendiyse ve artık kendinizi güvende hissetmiyorsanız,
Psikoterapi seanslarında, özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi veya Şema Terapi yöntemleri kullanılarak, bu davranışın altındaki kök inançlar incelenir. Birey, öfkesini sağlıklı bir şekilde nasıl ifade edeceğini, çatışmaların korkutucu olmadığını ve ihtiyaçlarını doğrudan söyleyebileceğini öğrenir. Antalya'da yürüttüğümüz çalışmalarda, kişilerin bu farkındalığı kazandıkça omuzlarındaki o ağır yükün hafiflediğini ve ilişkilerinin nefes almaya başladığını sıkça gözlemliyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Passive aggressive birine nasıl davranılmalı?
Onun oyununa dahil olmayın. Sakinliğinizi koruyun ve davranışının üzerinizdeki etkisini net bir şekilde belirtin. Tartışmaya çekilmek yerine, konuyu somut olaylar üzerinden konuşmaya davet edin.
Bu bir kişilik bozuklukları mudur?
Genellikle bir kişilik özelliği veya öğrenilmiş bir davranış kalıbıdır. Ancak çok ileri seviyelerde ve kişinin tüm hayatını etkiliyorsa uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.
Kendi passive aggressive davranışlarımı nasıl durdurabilirim?
Öncelikle ne zaman bu şekilde davrandığınızı fark etmeye çalışın. Canınız bir şeye sıkıldığında bunu o an söyleyemiyorsanız bile, daha sonra "O an çok kırıldım" diyebilme pratiği yapın. Duygularınızı isimlendirmek, onları dolaylı yollarla dışa vurma ihtiyacınızı azaltacaktır.
Bu İçeriği Hazırlayan ve Kontrol Eden

Mete Psikoloji Editör Ekibi
Editöryel Ekip
Kanıta dayalı kaynaklara dayanarak hazırlanmış editöryel içerikler. BPS üyesi klinik psikologlardan oluşan ekibimiz tarafından gözden geçirilmiştir.

Uzm. Psk. Berk Mete
Klinik Psikolog
Birkbeck, University of London — MSc Health & Clinical Psychology · BPS Graduate Member #763717
Tıbbi Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tıbbi tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Psikolojik belirtiler yaşıyorsanız lütfen lisanslı bir klinik psikolog veya psikiyatrist ile görüşünüz.
Profesyonel destek almak ister misiniz?
BPS üyesi klinik psikologlarımızla Antalya'da veya online olarak görüşebilirsiniz.






